Şuan I.B.T. da 0/4 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
Islik Google   
Bugün 01.11.2014 
          
ANASAYFA
          
FORUM
          
HABERLER
          
DOSYALAR
          
YAZILAR
          
RESİMLER
          
VİDEOLAR
          
MODÜLLER
          
KÖŞE YAZILARI
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Sayfalar
~ ~ ~ Hizmetlerimiz ~ ~ ~

» Tarihçemiz

  İslik Kasabası Konya ili Karapınar ilçesine bağlı tam bir Türkmen Kasabasıdır. Yüzyıllardır özbenliğini, Türkmenliğini, örf, adet ve geleneklerini korumayı başarmıştır.

   İSLİK’in   TARİHİ

İslik  Konya ili Karapınar ilçesine bağlı mütevazi, adı pek duyulmamış tipik bir Anadolu kasabasıdır.  Doğusu Karapınar ilçesi, batısı Hasanoba köyü, Güneyi Karakışla-Yenikuyu köyleri, kuzeyi ise Şabanlı köyü hudutları ile çevrilidir. Kasabamız Osmancık Dağının batı tarafında ovaya Karaman-Karapınar devlet yolunun ve poligon  yolunun kesiştiği noktada kurulmuştur.  Karapınar’a 23 km. Karaman’a 46 km. Konya’ya  100 km uzaklıktadır.  2000 nüfus sayımına göre nüfusu 2231 dir. Rakımı 1003 metredir.

      Tarihi incelendiğinde Ortaasya’dan Horasan Berh taraflarından gelen Türkmen oymaklarıdır. Biz daha öncesine gidelim ve oradan Oğuzlara ve bu günkü durumuna gelelim. Nuh (AS.) oğlu Yasefin büyük oğlunun adı TÜRK tü. Türk doğuda yerleşmiştir. Burada yıllar boyunca çoğalmıştır. Ergenekon’dan çıkışını bilmektesiniz zaten. Ortaasya da o kadar çoğalmışlar ki göç zorunluluğu doğmuştur. Birde Moğolların istila ve baskıları  oradaki Moğol egemenliğine boyun eğmeyen Türkmenlerin göç etmesine sebep olmuştur. Boz-Ok ve Üç-Ok ikili teşkilatını en son taşıyan Oğuz-Türkmen kümesi, Moğol baskısı yüzünden XIII. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu'dan Suriye'ye göçeden kalabalık topluluktur.  Oğuz Türklerinden  Bozoklar ve Üçoklar diye iki ana kol ve bunlardanda 24 kol ayrılmıştır. Bizimki Yıldızhan oğullarını daha çok andırmaktadır. Bu liste en altta verilmiştir.  OĞUZ ADININ KÖKÜ VE ANLAMI NEDİR?
Oğuz dilbilgisi kurallarına göre, bir birleşik isimdir. (OK) ile (UZ)'un bileşiminden oluşmaktadır.
(OK): boy (kabile) demektir.

Oğuz, boylar (kabileler) anlamına gelmektedir.

TÜRKMEN NE DEMEKTİR, NE ANLAMA GELİR?
Oğuzlardan bir boy ya da bu boydan olan kimselere (TÜRKMEN) denir. Türkmen ismi de, dilbilgisi kurallarına göre bir bileşik isimdir. (TÜRK) ile (MEN) in bileşiminden oluşur. (MEN)'in anlamı (adam) dır. TÜRKMEN ise (Türk adam) ; arı katıksız soylu TÜRK anlamını taşır.

      Türkmen kelimesinin pek çok anlamı vardır. Türkmenler İslamiyet’i ilk kabul edenlerden olduğu için Türki-iman zamanla da Türkmen denmiştir.

     Tam bir TÜRKMEN kasabası olan İslik’te yer, sülale, mevkii isimleri incelendiğinde OĞUZ asıllı Türkmenler olduğu hemen anlaşılır. İslik Oğuz Türkleri, Kayı boyu, Afşar-Beydili aşiretinin oymaklarındandır. En fazlada Firuz, Fakılar, Celfeli, Hallevler, Hacıgözelli, Kınık, Köselerli oymağını işaret etmektedir. Benim araştırmalarımda bizim halkın Hotamışta yaşadığına dair hiçbir işarete rastlanmamıştır.  Çünkü hiç kimse Hotamıştan ayrıldığını kanıtlamamıştır. Çünkü  Halilevler, Kallevler gibi sülaleler Hotamış’ta yoktur.  Oradan gelen birkaç sülale vardır, ancak çoğunluk ayrı olarak yerleşmiştir. Çünkü Hotamışta Firuz oymağı yoktur. Ha buralara Hotamıştaki boy ve oymaklarla beraber gelmişler ve bu bölgeye dağılmışlardır.

      İslik 1992 ye kadar köy iken  bu tarihte Belediye olarak İSLİK KASABASI adını almıştır. İslik adına çeşitli rivayetler vardır. İlk yerleşim yerleri olan Osmancık Dağının kuzey yakasında oturmuşlar burada çok is çıkardıkları için bu ismi almıştır. Yada Ortaasya da göçtükleri yer adı olabilir mi ISSIK gölü nün ismini buraya verdikleri söylenmektedir. Atalarımız önce Halep’ten ( RAKKA)- Osmanlı döneminde Türkmenlerin sürgün yeri -  gelince, bir müddet çukurovada kalmış fakat sıtma ve diğer nedenlerden burayı terk etmeye karar vermiş Adana beylerbeyi ile çatışmayı göze almış ve çemberi yararak buraya gelmiştir. . Karaman tarafına Sudurağı tarafına yerleşmişler atın ayağı çamura batıyor diye bu günkü yere gelmişlerdir. (1750)  Çok iyi at kullanan, savaşçı olan bu boylara Bağdat yolunun güvenliğini sağlama görevi o zamanki adıyla derbentçilik verilmiştir. Zaten Bağdat Yolu köyümüzün yanından geçer. Ki zaten atalarımız bir müddet Osmancık Kalesi çevresinde yaşamışlardır. Bu kalenin yıkıntıları hala mevcuttur. Ovaya tam olarak hakim ve Bağdat Yolu nu tam olarak gören bir yerdedir.  Bu rivayete bakınca da Hotamış’tan ayrılmadığı görülür. Beraber geldilerse de beraber yerleşmedikleri, o devirde boy boy, sülale sülale yerleştikleri bilinir.    1750 yıllarında geldikleri bilinmekte ve pek uzak bir tarih olmadığı için bile tam tarih bilinmemektedir.  Osmancıktan bu günkü yerine ilk yerleşen Fakı Hoca diye bir aile gelmiş, buraya camii yaptırarak  yerleşmiş  burayı cazip hale getirmiş daha sonrada diğer aileler buraya yerleşmişlerdir. Şu andaki köyün kurucusu Fakıoğlu olduğunu Mehmet Deniz söylemektedir. Yine Avşar da oturan sülaleler, Kör kuyuda oturanlar toplanmış ve bu günkü halini almıştır.

      Yine tarihi araştırmalara göre Avşarlar aşiretinden olan Köseler isimli kola derbentçilik verildiği ve Hac yolunun muhafazası yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Köyde anlatılan rivayetlerde de bir ara köyün 80 haneli Köseler ismi ile anıldığıdır.   Osmanlı döneminde Karamanoğulları’ndan  dolayı ve isyankar oluşlarından dolayı iki kez Türkmenler sürgüne gönderilmiştir. Bunların bazıları Arapların yağmalarından korunmak için bu aşiretleri yerleştirme isteğidir. Ancak Türkmenler susuz çöl iklimine alışık olmadıkları için tekrar dönmüşlerdir. Her Türkmen oymağı da sürgün edilmemiştir. Fatih Sultan Mehmet devrinden sonra Anadolu’da Türklere ve Türkmenlere karşı pek hoş davranılmamıştır. Bunda etnik kökenini yitiren ve giderek yabancılaşan Osman lı sultanlarının, dönme devşirme yöneticilerin etkisi çok olmuştur. Birde buna Anadolu’daki Alevi, Caferi, Tahtacı, Kızılbaşların tamamının Türkmen olması eklenince  Sefevi devleti ile Osmanlı Devleti arasında yapılan savaşta da Türkmenlerin bir kısmı Sefevileri desteklemesi ile bu sonuçlar kaçınılmaz olmuştur. Bunda Osmanlının Türkmenlere karşı olan olumsuz tutumunu katkısı da olmuştur. Ancak yine de Osmanlı Devleti uyumlu olan halkımıza Derbentlik gibi önemli bir görev vermiştir ki buda gurur kaynağımızdır. Her şeye rağmen Türkçe konuşmuşlar, gelenek ve göreneklerini yitirmemeye çalışmışlardır.

           Şurası kesindir ki Oğuz Türkleri’nin  Afşar-Beydili, Firuz, Kınık aşiretine mensup oymakların yerleşmesi ile oluşmuştur. Kasabamız Türkmen’dir ve Sünni’dir.

          Köyün adı 1290 yılına kadar  (M. 1873) Osmancık iken bu tarihten sonra İslik olarak anılmıştır.

       Yerleşik hayata uyumlu oldukları, kasabamızdaki yer adlarından da bellidir. Ayrıca Yalçı isminde bir tepe ve birde dağ vardır. Yalçı: Tarım işçisi, rençber demektir.   Yine arkaç adı ile yerler vardır ki buna da ağıl denir.

        Kasabamız 1991’de İslik Köyü Mülki hudutları içinde aynı ismi ile Belediye teşkilatı kurulmuş, 7 Haziran 1992 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçimi ile hükmi şahsiyet kazanmıştır. 

        Yine bu tarihte  tek muhtarlık olarak isimlendirilmiş ve CUMHURİYET mahallesi adını almıştır.

       Sözün özü, kendi başına yaşayan, kötülük gelmeyecek derecede iyi insanlarının  çoğunlukta bulunduğu pek asayiş olayının olmadığı, gariban, yörede dış köylere ve çevreye en fazla işçi gönderen, ekmeğiyle, aşıyla uğraşan bir kasabadır

Kasabamızda bulunan Tarihi Yapı ve Eserler:

   Kasabamızın tarihi çok eskilere dayandığı için açık hava müzesi gibidir. Tarihi Bağdat Yolu (İpek yolu-Roma Yolu) buradan geçmektedir. Ayrıca iki tane Kale, höyük ve pek çok ören yeri mevcuttur.                                                                     Kasabamızda çok eski yerleşim (ören) yerleri, mezarlar, kaleleler ve en önemlisi İpek Yolu-Bağdat Yolu-Roma Yolu gibi pek çok esere mevcuttur. Burada çok eski devirlerde yereleşim yapıldığını kanıtlayan pek çok işaret vardır.

1-      Bağdat Yolu- İpek YoluBu gün halk arasında DÖŞEME diye geçen ve çok eski bir yol olan Bağdat Yolu’na Roma Yolu diyenlerde vardır. Zaten atalarımız bu yolun derbentliği için buraya yerleştirilmişlerdir. Yol ovadan geçtiği için o devirlerde çamur tozdan araba ve atların rahat gidebilmesi için tamamen taş döşemişlerdir.  Bunun için halk arasındaki adı DÖŞEME dir. Buradan zaman zaman turistler bu yolu takip ederek atla yolculuk yaparlar. Yine 100metre aralıklarla yüksek taşlar dikili olan deve yoluda buradan geçmektedir. Bu taşlarda yolu kaybetmemek için dikilmiştir. Hala taşlar durmaktadır.  Tarihi açıdan önemli bir yoldur. Ancak tanıtımı yapılamamıştır. 20 yıl öncesine kadar tam olarak korunan yol daha sonra bazı kısımları tahrip edilmiştir. Bir tarihi hazine olan Bağdat Yolunun korunması ve tanıtılması gerekmektedir.
2-      Osmancık Kalesi Yapım yılı tam olarak bilinmemekle birlikte çok eski olduğuna dair ipuçları mevcuttur. Ovaya ve tarihi Bağdat Yoluna hakim bir tepe üzerinde kuruludur. Temel kalıntıları hala ayaktadır. Gezerken mutlaka ok kalıntılarına rastlarsınız.
3-      Acem Kalesi : Yine köy hudutları içinde olan Acem Kalesi’nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Çevresinde çok eski ören yerleri ve 10.000 m2 mezarlık bulunmaktadır. Ancak mezarların çoğu tahrip edilmiş ve kazılmıştır. Çok eski tarihi eşyalar çıktığı söylenmektedir. Doğu Roma İmparatorluğu ve daha eski dönemlere ait gözyaşı şişeleri vb. kalıntıların olduğu söylenmektedir. Kalenin eteğinde kuyu bulunmaktadır. Yine burada kaleye çıkan en az bir km. uzunluğunda bir merdiven olduğu ve bu gün Karakışla köylülerine ait arazi içinde bulunduğu ve üzerinin kapatıldığı söylenmektedir.
4-      Sarı Yalçı : Burada da Roma dönemine ait kalıntı ve kayada o döneme ait yazılar mevcuttur. Yazıların bir kısmını çobanlar tahrip etmiş bazı yerleri yine kaçakçılar tarafından kazılmıştır. Ören yerleri mevcuttur. En önemlisi ise burada bulunan yazılardır. Buranın tarihi hakkında okutulduğu zaman bilgi verecektir.
5-      Peynirlik Mağarası : Osmancık dağının hemen yanındadır. Önceleri halkımız bu mağarayı serin olduğu için buzdolabı niyetine peynir vs. korlarmış. Bayağı bir geniş mağaradır. Bunun için adı peynirlik olmuştur. Buraları çok eskilerde de kullanılmıştır. Araştırılması gerekir. Ancak artık halkımız buraya zehirleniriz korkusu ile girememektedir. metan gazı oluşumu olabilir diye. 20-30 yıl evveline kadar bu mağaraya girerler ve güvercin yakalarlardı.
6-      Yel Deliği : Osmancık Dağında Ağdağ’ın üstündedir. Yeraltına inen bir mağara görünümündedir. İçine inen merdiven gibi taşlar vardır. Ancak ağzı bayağı dolmuştur. Yinede bir iki metre açıklık vardır. Alttan su sesleri gelmekte, yazın buradan buz gibi rüzgar geldiği için yel deliği denmiştir. Kışın ise buhar çıkmaktadır. Sanki yeraltında akan bir akarsu var gibi. Eğer böyle ise oldukça yüksektedir. Tünel açılarak suyun dışarı kendiliğinden çıkması sağlanabilir. Bu olay gerçekleşirse de İslik Ovası’nın sulama sorunu ortadan kalkar.
7-      Cinli Ören : Burası da bir ören yeridir. Burada yakın zamana kadar insanlar yaşarlarmış. Hasanoba, Gameni( Boyalıtepe), Karakışla köylerinin buradan göçtüğü söylenir. Çoğlu köyünden de Cinli Ören’den gelip yerleştiklerini söyleyen sülaleler mevcuttur. Buradada iki tane kuyu vardı. Ancak şimdi ikisi de kapandı. Birde burada eski mezarlık vardır ki adına Gavur Mezarı derler. Burada cin gördüklerini söyleyenlerin sayısı çok olunca buraya Cinli Ören ismini vermişlerdir.
8-      Höyük : İslik- Poligon-Karapınar yolunun üzerinde Avşar mevkiinde bulunan Anadolu da her yerde olan höyüklerden bir tanesi de kasabamızdadır. Oldukça büyük yığma bir tepedir. Buranın çevresinde de ören kalıntıları vardır.
Özetlemek gerekirse kasabamız bir tarih, arkeoloji, mağaracılık, ören, kültür hazinesidir. Buraların gerekli yerlere müracaatla tescil edilmesi, mağaraların araştırılması yörenin tarihi hakkında bilgi edinilmesine sebep olacaktır. Buda kasabamızın tanıtımı için çok önemlidir.

   Kasabamızdaki sülale isimleride tarihi hakkında ipucu vermektedir. Köydeki söylenişlerine göre adlandırılmıştır.
    Kasabamızda bulunan sülaleler ve Soyadları:

 

 

   

1- FAKILAR                                  :  Denizler, Selenler, Pekler

2- CELFELİLER                             :  Geçerler, Göçerler

3- HACIMAHMUTLAR                 :  Güzeller

4- İMAMLAR  (Yalınızoğlu)            :  Ünlüler

5- MUSTUKLAR                           :  Kazaklar, Karataşlar

6- KÖSELER                                  :  Ülkümenler

7- HAMURCULAR                         :  Hamurcular

8- ACEMLER                                  :  Türkoğlular

9- HALİLEVLER                             :  Kuşlar, Dönmezler

10-KALLEVLER ( Yorazlar)           :  Kanıklar, Ertekinler, Ertufanlar

11- HATİKLİLER (ACIMIKLAR)  :  Özçelikler, Çanaklar, Kabakçılar,

12- YUDUM HACILAR                  :  Pekşenler.

13- BOZOĞLANLAR (Saniler)        :  Çevikler

14- KAVASLAR                              :  Metinerler

15- HACELLER ( Cafarlar)               :  Özhanlar

17- EMİRLER                                   :  Adimler, Karakaralar

18- BAYRAMLAR (Bekirler)            :  Kirazlar, Azakarlar

19- KARTALLAR                            :  Akkocalar

20: ÇOLAKLAR                              :  Akkaşlar

21- GANİLER                                  :  Kabakçılar

22- DEVECİLER                              :  Deveciler

23- DAĞLILAR                                :  Yükseller( Bozkır’dan gelme)

24- ERDİŞLER   (Meceleler)            :  Erdişler   (Çiğilden gelme)

25- GÜNERLER                               :   Günerler

26- BULDUKLAR                            :  Bulduklar

27- GÜDEKLER                               :  Topraklar

28- DURDULAR                               :  Durdular

28- HACI SÜLÜKLER                      :  Tanerler  (Erdem)

29- KÖSE İSMAİLLER                     :  Kocalar

   
» CopyrightYukarı Git
2oo8-2o10 © Copyright İSLİK PORTAL-OSMAN ÜLKÜMEN
Site Design Coding © C.C.P. Made in Hanifi Hoca OSMAN ÜLKÜMEN
Sitedeki tüm materyaller islik.bel.tr ye aittir kaynak gösterilmeden kullanılamaz